Özdemir HAFIZOĞLU
Kişisel Web Sitesi
 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GÜZEL SANATLAR GENEL MÜDÜRÜ BAYRAM BİLGE TOKEL'E, BESTE YARIŞMASIYLA İLGİLİ "YORUM"..

Sayın Bayram Bilge TOKEL!

            Az kullanılan Makam ve Usullerde açmış olduğunuz beste yarışmasına katkım olması dileği ile geçen sene yedi (7) eserimle katılmıştım. Katılmamın tek sebebi, gençlerimizin günümüzdeki bakış açılarındaki olumlu değişikliğe pozitif katkılarımın olmasıydı. Zira yıllardır Batı Müziği altında ezilen ve hor görülen, yaşaması sadece Türk Müziği Derneklerine ve gazinolara bırakılan bu muhteşem kültürümüzün yaşatılması ve devamının sağlanması için -denize bir damla da benden olsun- misali gibiydi. Ve asla derece gibi bir düşüncem ve hırsım olmamıştı. Böyle bir düşünceyi kendime hakaret saydığım gibi asla ve asla taraflı müziğe bakılmayacağını bilecek kadar da bu müziğin içinde, saf duygularla yıllardır kederlenip dururum. Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarımızın içler acısı halini görüp yıllardır yazdığım yazılarla birçok yetkili mercileri de uyandırmaya gücüm yettiğince çalışanlardanım. Gerekli mercilerden hiçbir cevap alamayınca çareyi yıllar sonra ulusal gazetelerin köşe yazarlarında buldum ve Akşam Gazetesi yazarlarından Burhan AYERİ Bey, yazdığım yazıyı yayınlayarak gerekli kişilerin dikkatlerini çekmeye çalıştı. (23 Ocak 2007       -Halkını ve Müziğini tanımayanlar-… Lütfedip okursanız çok sevinirim!...)

            Sayın Genel Müdürüm!

            Yukarıda çok kısa olarak kendimi anlatmamın sebebi; Benim gibi çalışan ve imkânsızlıklar içerisinde mücadele eden yüzlerce Türk Müziğine gönül vermiş gerek akademisyen ve gerekse alaydan yetişmiş insanlar var. Ve hiçbir art niyet ve beklentisi olmayan bu insanlar her şeye rağmen veya “sizin gibi düşünen bürokratlara” rağmen çalışmalarına devam etmekteler.

Ve geçen seneki yarışma sonuçları ilan edildi. Şöyle bir baktığımda, jüriyle yakın bağlantıları olan kişi ve ya kişilere bir den fazla ödül verildiğini gördüm. Ödül alanların, benim çok takdir ettiğim ve öğrencilerime “örnek kişilik ve sanat adamlığı” diye tarif ettiğim kişilerden oluşması beni biraz rahatlatmıştı. Rahatlatmıştı ama o eserleri de çok merak ediyordum. “Kim bilir ne muhteşem eserlerdir” diye düşünüyordum ve bir taraftan da bu eserlerin notalarını nasıl tedarik edeceğim konusunda arayışlarım epeyce bir süre devam etti. Ve merakım, bugün posta kutuma baktığımda ve eserleri dinlediğimde bir anda “nefrete” dönüştü.

“Türk Müziğine özellikli eserler ve yeni formlar kazandırmak amacıyla” yapılan bu yarışmada hangi özellik ve hangi yeni form bulundu anlayamadım. Lütfen beni aydınlatırsanız çok sevineceğim. Bıraktım bunları ve gerek saz eserlerinde ve gerek şarkılarda hangi melodi zenginliği, hangi saza kimlik kazandırma özelliği vardı onu da anlayamadım. Hep aynı tavır ve aynı seyir özellikleri! Yürük Semai, beste, ağır aksak formlarını Dede Efendi, Hafız Post, Sadullah Ağa vs yeterince işlememiş miydi? Hacı Arif ve Şevki Bey şarkı formunu yeterince gelecek kuşağa aktarmamış mıydı? Sürekli kendimizi tekrar etmemizin anlamı neydi acaba? Yoksa sadece kendinizi tatmin etmek için mi böyle bir yarışma içine düştünüz? Ve ya başka bir şeyleri kapatmak için mi bir telaşınız var?

Yapmayın Sayın Genel Müdürüm! Lütfen bu insanları daha fazla küstürmeyin. Sonucu çoktan belli olan bir yarışmanın içine bizleri atmayın. Hiçbir özelliği olmayan böyle bir yarışmayı illa da yapacaksanız alacağınız jüriye lütfen dikkat ediniz. Baba jüriyse oğul yarışmaya girmemeli sayın genel müdürüm. Ve benim gözümde bir dev olan babanın, yine dev olması için sizler hata yapmayınız lütfen.

Kültür Bakanlığı bir yarışma yapıyorsa da mutlaka ses getirmeli. Sonuçlar mutlaka halka canlı bir enerjiyle sunulmalı ve sürekli tekrarı olmalı. Öyle üç beş sazla değil en az otuz sazla ekranlara çıkılmalı ve icra ettirilmeli. Belki de benim hayal ettiğim “Türk Müziği Orkestralarının” temelleri o yarışma icrasından sonra gündeme oturacaktır. Özel kanalların yaptığı yarışmadaki sazları lütfen dikkatle dinleyiniz ve onların bir üstünü gerçekleştiriniz. Yaptığınız bu gibi yarışmaların mutlaka olumlu tarafları olacaktır ve geleceğe ışık tutacaktır. Ama lütfen kulak veriniz ve yarışmayı daha adil ve daha saygın hale getiriniz. Ve yaptığınız bu yarışmalara zaman içinde sahip çıkarak yayınlanmasını sağlayıp, geniş kitlelerle buluşturunuz. 2004’te TRT’nin yaptığı Alaturka Beste Yarışması gibi lütfen olmasın. Onlar sahip çıkamadılar ve geniş imkânlar olmasına rağmen büyük kitlelerle buluşturamadılar. Sadece zaman ve para kaybının dışına çıkamadılar ve insanların duygularını hiçe saydılar. Lütfen zaman geçmeden bir daha düşününüz ve insanların ne zamanlarıyla, ne de duygularıyla boşuna oynamayınız!

Yapılan eserlerin, özellikle saz eserlerinin Uluslar arası arenada boy gösterebileceği ölçüsüyle hareket ediniz. Zira yapılan eserler kendini tekrar etmenin dışına çıkmayacaktır ve arşivlerde tozlanmanın dışında bir anlam ifade etmeyecektir. Ve bizi yine “Batı müziğinin” altında ezilmeye mahkûm etmeyiniz. Üniversitelerin ve Güzel Sanatlar Liselerinin müzik müfredatını inceleyiniz ve gerekli yerlerle lütfen iletişime geçiniz. Kocaman dört yılda Türk Müziğinin ne kadar garip olduğuna bakınız ve birazda siz üzülünüz lütfen. Güzel Sanatlar Liselerinden, Eğitim Fakültelerinin Müzik Öğretmenliği programına gelen öğrencilerin Türk Müziğine ne kadar düşman olduklarına şahit olunuz ve yine üzülünüz sayın genel müdürüm. Onların küçücük beyinlerinin nasıl yıkanıldığına şahit olunuz ve yine üzülünüz! Zira ben üzülmekten ve mücadele etmekten bıkmayacağım.

Aslında çok yazılacak şeyler var ama “dinlenmeyeceği ve önemsenmeyeceği” gerçeği ile burada bitiriyorum.

Yarışmanın jüri kanadını ve yarışma içeriğini de “Protesto” ettiğim için yarışmaya katılmayacağımı bildirir saygılar sunarım.  12–02–2007

 

Özdemir HAFIZOĞLU

KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Öğr.Gör.

TRABZON

 

E mail: ozdemirhafizoglu_08@hotmail.com

Tlf: 0533 662 08 46

       0505 492 96 10

 

WEB: www.ozdemirhafizoglu.com

 

___________________________________________________________________________

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Sayın Bayram Bilge TOKEL 13–02–2007 Salı günü saat 11.00’da beni telefonla aradılar ve bu olaya ne kadar duyarlı olduklarını gösterdiler. Bazı eleştirilerime katıldıklarını ve bazılarına katılmadıklarını güzel bir üslupla anlattılar. Dilerim her sorumlu aynı hassasiyeti gösterir ve aynı görev bilinciyle hareket eder. Kendilerine teşekkür ediyor ve bu muhteşem kültüre hizmetlerinin aynı hassasiyetle devam etmesini diliyorum. 13–02–2007

Özdemir HAFIZOĞLU

 



 

Anasayfa        OtoBiyografi     FotoGaleri         Besteler      ZiyaretçiDefteri        Linkler


Copyright ©2006