Özdemir HAFIZOĞLU
Kişisel Web Sitesi
 

Basından

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MUHTEŞEM BİR GECE...

        Trabzon Akçaabat Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu tarafından ünlü bestekar Pınar Köksal için düzenlenen gece müzik severler için "muhteşem" olarak yorumlandı. Geceye katılan Pınar Köksal büyük ilgi görürken koronun seslendirdiği Köksal'a ait eserlerde aynı şekilde büyük alkış topladı. İşte Özdemir Hafızoğlu'nun kaleminden Pınar Köksal Gecesi'nin detayları...
AKÇAABAT BELEDİYESİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU “PINAR KÖKSAL” SANAT GECESİ ÜZERİNE

        Alaturka beste yarışmasında Jüri üyesi olarak tanıdığım ve “sevgi- saygı- değer” sözcüklerinin anlamını daha da yakından hissettiğim sayın Pınar Köksal’a 15-04-2005 tarihinde yaptığımız konser programı, Trabzon Türk Müziği izleyicileri için muhteşem bir sanat gösterisine dönüştü.

            Daha ilk gün hava alanından alıp Akçaabat Belediyesi Türk Sanat Müziği Koro çalışma salonuna getirdiğimiz Pınar Köksal’ın, Koro elemanlarına verdiği mesaj çok anlamlıydı.

Özetle “Türk Müziği icra eden insanlar duygulu, zarif insanlardır. Onlar toplumun değer yargılarını çok iyi bilen ve bu kültürün ham maddesinde kendilerini yoğurmuş insanlardır. Ve siz bu bilinçle kültürümüzü yaşatmaya çalışıyorsunuz. Ne mutlu siz ve sizin gibi olanlara” diyerek, koro elemanlarına öyle güzel icra azmi verdi ki, bu motivasyonla koro, konser akşamını sabırsızlıkla bekledi.

Ve o saat geldiğinde, ben dahil tüm arkadaşlarım da tatlı bir heyecan başladı. Bu konserin çok güzel olmasını istiyorduk. Çünkü sevgili Pınar Köksal, kendi öz dünyasının yansıması olan eserlerini farklı yorumlarla dinleyecekti.
Ve beklenen saat geldi ve Pınar Hanım’ın Serenat adını verdiği Hicaz Medhal ile konser başladı. Biz Serenadı çalarken bir taraftan Pınar Hanım’a bakıp tepkisini ölçmeye çalışıyordum ama ne mümkün. Hiçbir belirti yok. Eser bitiminde gözlerinde ki parıltıyı görünce, ben de oluşan gerilim yavaş yavaş kendisini rehavete bıraktı. Ve koronun ilk sözlü esere başlamasıyla heyecanlı bekleyiş sona eriyordu.
Koro o kadar güzel başlamıştı ki,
Sazlar adeta telleri okşuyor ve koronun yumuşak ve doyurucu sesini ön plana çıkarmak için gayret sarf ediyordu.

Solist arkadaşlarımın özel çabalarıyla gösterdikleri başarı tatlı heyecanımı rehavetle pekiştirmekte ve rahatlatmaktaydı.

Eserlerin icrası fevkalade devam ederken, benim ikinci bir telaşım ve endişem vardı. O da, Alaturka Beste yarışmasında tanıdığım, tüm bestecilere dost Pınar Köksal hanımefendi için yazdığım Hicaz Saz eserinin onda bırakacağı iz ne olacaktı? Çok farklı usuller ve farklı metronom kullanarak yaptığım bu esere ayrıca izleyiciler ne tepki vereceklerdi? Ve korktuğum olmadı. Gerek Pınar Hanım, gerekse izleyiciler eseri çok beğenerek izlediler ki, bu benim için de ayrı bir gurur vesilesi oluşturmuştur.

İkinci bölümün ilk eserinden sonra sahne Pınar Hanım’a devredildi.
Sahneye gelişi, sunucuyla diyaloğu, salondaki 600 civarında insanla iletişimi kendisine ve etrafındaki bizlere ne kadar güvendiğini, verdiği olumlu mesajlarla ne güzel anlatıyordu. Sunucu edebiyat öğretmeni Mehmet Kartal arkadaşımın Pınar Hanım için yazdığı dizeleri ve o dizelerle Pınar Hanımı sahneye alması ayrıca konsere farklı bir güzellik ve motivasyon ekliyordu.

Ve sözlerini Nurettin Baykal’ın yazdığı ve kendisinin bestelediği “şarkılar söylüyorsan” adlı Nihavend Fantezi şarkısını kendi sesinden bizlere dinletmesi gecenin en güzel taraflarından biriydi. Salondakilerle kurduğu olumlu diyalog kendisini apaçık gösteriyordu. İzleyiciler sanki eseri gözleriyle dinliyorlardı.
Konser bitiminde “bahar bahçelerinde” gezindik diyen bir müziksever arkadaşım sanki benim düşüncelerimi okuyordu.

            Şefimiz Sayın Salih Kazancıoğlu konserden sonra çok mutlu ve gelecekten de çok umutluydu. Sazende ve hanendelerin performansından çok memnun gibi görünüyordu.
Akçaabat Belediye Başkanı Sayın Şefik Türkmen, her zaman ki olumlu tavırlarını sergiliyor ve bu kültürü zenginleştirmenin yolunun bestecilere verilen değerden geçtiğini biliyordu. Kültür müdürümüz Sayın Turhan Bektaşoğlu aynı düşünce ve aynı heyecanla, konser öncesi ve sonrası görevini mükemmeliyet anlayışıyla yerine getiriyordu.

            Başarılı bir konser sonrası sıra Karadeniz’in en önemli turistik yeri Sümela manastırı ve yörenin kayganası, kuymağı, balığı vs. Öyle ya buralara kadar gelmiş misafire yörenin reklamını da yapmak gerekiyor.
Ve bestecimizin bu milli yemeklerimizi çok sevdiğini zannediyorum. Arkadaşlarına kaygana ve kuymak yeme zevkinin oranının yüksekliğinden zannederim bahsedecektir.

Nazik-duygu yüklü -dürüst.

İşte besteciliğin başlama noktası.
Nazik insan riyakar olamaz.
Duygulu insan zalim olamaz.
Dürüst insan, kimseleri kandıramaz, istese de yapamaz.

İşte gerçek besteciler, bu özellikleri üzerlerinde taşıyanlardır.

Daha yakinen tanıma şansı yakaladığım Pınar Köksal Hanımefendi, bu üç ana başlığı kendisinde yakalamış bir fert olarak, insanlara ışık olma yolunda, kültürümüzün en önemli parçalarından birisi olan Türk Müziğimizin popülerliliği yolunda tüm engelleri aşıp, yılmadan yoluna devam edeceğine inanıyorum ve kendilerine saygılarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.

Ayrıca medyada.com yetkililerine, bizim sesimiz oldukları için teşekkür ediyorum.
19.04.2005

Özdemir HAFIZOĞLU
KTÜ.Fatih Eğt.Fak. Öğr.Gör.



 

 

Anasayfa        OtoBiyografi     FotoGaleri         Besteler      ZiyaretçiDefteri        Linkler


Copyright ©2006